|
KISMET KAPALILIĞI
Değerli Kardeşimiz;
Kısmetin kapalı olup olmadığını insan bilemediği için, kendi isteği olan bir şeyi elde etmek için bazı sebeplere teşebbüs etmesi gerekir. Bu sebeplere teşebbüsten sonra şayet istediğimiz şeyi elde edersek, şükrederiz. Şayet istediğimz şey elde edilmez ise, o zaman “hakkımızda hayırlı değilmiş” deyip, verilmediği için ve ahirette isteğimizin daha güzelinin verileceğine iman edip yine şükretmek gerekir.
Kısmet beklemelerde yanlış yorumlardan uzak kalınmalıdır. Bazı kimselerde yanlış bir kısmet bağlama anlayışı görülmektedir.
Evham ve su-i zanna kapılan bu kimseler tereddüt etmeden konuşabiliyorlar:
– Kızımızın ya da oğlumuzun kısmeti bir türlü çıkmıyor, çıkınca da anlaşmayla sonuçlanmıyor, bir bahane bulunup iş bozuluyor! Demek ki kısmetini bağlamışlar. Zaten falan ve filan komşulardan da şüphe ediyoruz.. diye hüküm verebiliyorlar.
Halbuki Allah (cc), hiçbir insana bir başkasının kısmetini bağlama imkan ve salahiyeti vermemiştir. Bu sebeple, kısmet bağlanması diye bir olay olamaz. Ama kısmet beklenmesi diye bir gerçek olur.
Demek ki mesele, kısmet bağlanması değil kısmetin beklenmesi meselesidir.
Bu kısmet bekleme meselesini, maneviyat büyüğü İsmail Fakirullah Hazretlerinin verdiği misal, pek güzel açıklamaktadır. Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri.
Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:
– Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?
– Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler.
Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini.
– Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi beklemiştir.
İşte, evlenme olayındaki bekleme de, yoldaki kısmeti beklemeden başkası değildir.
Demek ki, kısmet bağlaması yoktur ama kısmet beklemesi vardır.
Şunu hiç unutmamak gerektir ki, Allah yarattığı kulunun kısmetini asla bağlamaz. O kadar bağlamaz ki, dünyada evlenemeden vefat edenleri bile Cennette otuz üç yaşında en güzel bir Cennet genci olarak olarak evlendirir, kısmetini yine karşısına çıkarır, asla kısmetsiz bırakmaz. Onlar da o zaman asla pişmanlık duymazlar dünyadaki bekleyişlerinden dolayı. Çünkü Cennet evliliği dünyadakiyle kıyaslanamayacak kadar özel ve güzel bir evlilik olur.. Bütünüyle mutluluk ve saadet kaynağı halini alır.
Bence burada unutulmaması gereken en mühim nokta şu olmalıdır.
Dünyadaki kısmetini bekleyenler bekleme süresini büyük bir fırsat bilmeli, bu sıralarda kendi özelliklerini geliştirip vasıflarını çoğaltmayı hedef almalı, vasıfsız işçi durumundan çıkıp aranan vasıflı aday özelliğini kazanmalı, kendini bir çok vasıflarla değerli durumuna getirmelidir. Çünkü denklik dünyada da ahirette de esastır. Dünyada vasıflı olanlar Cennette de vasıflılarla evlenirler. Bu bakımdan da kısmet bekleme devresini güzel vasıfları kazanma, çoğaltma devresi olarak düşünmeli, yüksek vasıflılara layık hale gelmeye gayret göstermelidir.
Zaten beklemenin bir faydalı yanı da, güzel vasıflarını çoğalt ikazını yapıyor olmasıdı
Değerli ziyaretçilerim,
Kısmet kapalılığı genelde insanlarımız arasında yaygın olan bir sıkıntıdır.. Sıkıntıdır diye tabir ediyorum çünkü insanlarımızın çoğu bereketsizlikten ve kısmetsizlikten dem vurmaktadırlar. Bu sebepten kısmet ve bereket meselesinin üzerinde önemle ve itina ile duruyorum Kısmeti ve bereketi kapalı olup evlenemeyen veya iş bulup çalışamayan yada kendine bir iş kuramayan hatta ve hatta el attığım yerler kuruyor diyenlere sesleniyorum.... Allah'ın lutfu keremi ile hepsinin çaresi var.. Peygamber efendimizin sahabelere öğrettiği, hatta Allah dostlarının, kalp gözü açık olan basiret erbabının okudukları yazdıkları ve bizlere tavsiye ve tasvip ettikleri ayet ve dualar vardır ki bu gibi kısmetsizlik ve uğursuzlukları tamamen ortadan kaldırmaktadır
Biz bu duaları defalarca denedik ve tecrübe ettik... Bize müracaat eden ve bizim tavsiye ettiğimiz insanlarda fazlasıyla faydasını görüp memnun kaldılar..İnşaAllah sizde faydasını görenlerden olursunuz |